İSKONTO ORANI ve VADE konusunda Satış Merkezimizden bilgi alınız...

HABERLER & DUYURULAR

tüm haberler »

Tüm Haberler » İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİ TARTIŞIYOR.

Toplantıya Yönetim Kurulu Başkanımız Genel Müdürümüz Sayın Köksal SARI ve İdari İşler Yöneticimiz Sayın Şule KÖKÇÜ katılmışlardır.


Soma Faciası, İş Sağlığı ve Güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. 

İŞ DÜNYASI; İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİ TARTIŞIYOR 

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin 2014 yılı 10. Olağan toplantısında konuşan Mühendislik ve İş Güvenliği Hizmetleri Direktörü A.Kürşat Durmuş, “Bir işte sürdürülebilirliği ve kurumsallaşmayı maalesef kötü bir olay akla getiriyor. Oysa kurumsallaşmayı ve sürdürülebilirliği aklımızdan çıkarmamamız lazım” dedi. Durmuş, “Soma'da iş kazası sonucu ölen insanların acısı, şehit ilan edilince sona mı erer?” diye sordu. Toplantıda konuşan AGT A.Ş. CEO'su ve ANSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Semih Söylemez ve AGT A.Ş. Teknik Operasyonlar Direktörü Faruk Şişçi, 16 ayda tamamladıkları yeni fabrikada uyguladıkları iş sağlığı ve iş güvenliği kurallarını anlattı.

Başkanlığını ANSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdullah Erdoğan'ın yaptığı toplantıda, üç konuşmacı vardı. İlk konuşmacı Mühendislik ve İş Güvenliği Hizmetleri Direktörü A.Kürşat Durmuş, şirketlerin kurumsallaşamaması ve işini iyi yapamamasının çeşitli sebepleri olduğuna dikkat çekerek, bu sorunun çözümü için önerdikleri Kurumsal sürdürülebilirlik için korunma kalkanını açıkladı. Konuşmasını soma örneği üzerinden sürdüren ve sürdürülebilirlik fikrinin maalesef kötü bir olayla akla geldiğini söyleyen A.Kürşat Durmuş, “Soma olayı bir iş kazası. İşçiler öldü. İş yapıyorsanız risk var. Ancak bu olay toplumsal bir faciaya döndü. Acıyı ölenleri şehit ilan ederek geçiştirmek mümkün mü? Her iş kazasında öleni şehit ilan etmek mümkün mü? Bu adaletsizlik, haksızlık” dedi.

“BİZDE HERKES UZMAN”

Bu tür toplumsal olaylarda uzmanlar dışında herkesin uzman kesildiğini, televizyonlara çıkan koca koca adamların bol keseden atıp-tuttuğunu öne süren Durmuş, şöyle devam etti:

“Ortaya çıkan olay işletme bazında ve bu ders daha önce çalışılmamışsa tabii ki herkes uzman olur. Herkes herşeyi söyler. Daha doğrusu uydurur. İşte kurumsal sürdürülebilirlik burada ortaya çıkıyor. Soma'daki iş modeli soru işaretlerinin cevabıdır. Burada daha önce ders çalışılmış olsaydı, kaza oldu, yangın çıktı, 'bu yangın yerinde ilk üretimi ne zaman yapacağımızın cevabı' bile o zaman verilebilirdi. Şayet patron iş sürekliliğinin içinde değilse böyle panik yaşanır. Kurumsallaşma dediğimiz şey, acil durumlarda 2. adımda neler yapılacağının bilinmesidir. Ders çalışılmamışsa kriz yönetimine geçilemez. Her şey altüst olur.”

Toplumumuzda kurumsal güvenlik kültürü olmadığını, hatta birçok işyerinde buna gerek bile görülmediğini dile getiren Durmuş, balık kılçığına benzettiği etkin iş sağlığı ve güvenliği konusunda verdikleri hizmetleri anlattı. Temel yönetim sistemleri ve bunların içinde önemi ortaya çıkan risk yönetim sistemi konusunda da örneklerle bilgi veren Durmuş, “Günümüz ticari rekabet ortamının en önemli parametresi, kuruluşların sürdürülebilirliği ve sürdürülebilir büyüme eğilimini sağlamalıdır. Tüm risk yönetimi metotları potansiyel değerlerin tehditlerden arındırılması amacı ile işletilir” dedi.

“İŞ HAYATI, ÖZEL HAYAT, ASLINDA TEK BİR HAYATIMIZ VAR”

Toplantının 2. bölümünde konuşan AGT A.Ş. CEO'su ve ANSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Semih Söylemez, insanların konuşurken, iş hayatı ve özel hayattan söz ettiklerini hatırlatarak, “Aslında insanların tek bir hayatı var. İş güvenliği derken aslında hayat güvenliği ve güvencesinden bahsediyoruz” dedi.

Yeni bir yatırım yaparken, “iş güvenliğine ayıracak param yok” deme lüksüne hiç bir işadamının sahip olmadığını dile getiren Söylemez “Biz operatörün sertifikası yoksa bir vinci fabrika kapısından içeri sokmuyoruz. Çünkü biz işveren olarak iş kazalarının olmaması için her türlü tedbiri almak zorundayız. Hayatı tesadüflere bırakamayız” dedi.  Bir gazetede okuduğu haberi anımsatan ve bir işçinin evinde anahtar unuttuğu için balkondan girerken 3. kattan düşüp öldüğünü hatırlatan Söylemez, “İş güvenliği eğitimi almış insan, evinin balkonundan içeriye girmeye kalkışmaz” diye yorum yaptı ve Avrupa'da mahkemelerin bu konularda yetersiz eğitim veren kurumları cezalandırdığını dile getirdi.

Yeni fabrikalarını 16 ayda tamamladıklarını söyleyen ve bir kadının doğumuna benzettiği inşaat sürecini, 16 ayda 3 ayrı kamera ile çekilen 235 bin 246 kare fotoğraftan oluşan bir animasyonla sunan Söylemez, “Rahmetli Vehbi Koç'un bir sözünü çok severim. O 'Bir işin duayeni işin başında değilse, ben bu işe para yatırmam' demişti. Biz de onu yaptık bu işin duayeni Faruk Şişçi ile çalıştık” dedi.

Gecenin üçüncü konuşmacısı olan AGT A.Ş. Teknik Operasyonlar Direktörü Faruk Şişçi; AGT A.Ş.'deki Yeni Ağır Sanayi Yatırımı ve İş Güvenliği Uygulamalarını anlattı. Şişçi, 16 ay süresince bir yandan iş güvenliği eğitimi verirken, diğer yandan iş güvenliği ile ilgili tedbirler aldıklarını belirterek “Bu iş için 3 milyon saat harcamışsak, bunun yüzde 3'ünü iş güvenliği için harcamışızdır” dedi.

Konuşmaların bitiminden sonra soru- cevap bölümünde Soma faciası ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Mühendislik ve İş Güvenliği Hizmetleri Direktörü A. Kürşat Durmuş, “Soma maden işletmesinin sahibi ve yöneticileri gerekli önlemleri almamışlarsa suç işlemişlerdir. Bilinçli olarak işlenen taksir suçunun cezası asgari üç yıldır. O yüzden oradaki 301 işçinin ölümüne sebep olmak bir iş kazası değildir. Bu felaketin bir başka boyutu ise kamuoyundan bazı bilgilerin saklanmasıdır. 'Üç gün gömlek değiştirmedim' diye ağlayan sayın bakan AKUT'u maden ocağına sokmamıştır. Şeffaflık bunun neresinde?” dedi.

Gecenin sorunda ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu ile Başkan Yardımcıları Abdullah Erdoğan ve Sadi Kan konuşmacılara gecenin anısına birer plaket sundular.